Delikanlı, katı yürekli bir kızı sevmiş ve onunla evlenmek istemişti.Ancak kız, korkunç bir şart ileri sürerek;
----- Senin sevgini ölçmek istiyorum, dedi.Bunun içinde köpeğime yedirmek üzere, bana annenin kalbini getireceksin.
Delikanlı, tüyler ürperten bu teklif karşısında ne yapacağını şaşırmış ve uzun bir tereddütten sonra hislerine mağlup olup annesini öldürmeye karar vermişti. Annesi, belki bu durumu farkettiği için oğluna fazla direnmedi. Ve çocuk, onu öldürerek kalbini bir mendile koydu.
Delikanlı, kızın isteğini yerine getirmiş olmanın heyecanıyla yolda koşarken, ayağı bir taşa takıldı. Kendisi bir tarafa, mendil içindeki kalp bir tarafa fırladı. Canının acısından, ağzından ister istemez " Ah anacığım! " sözleri döküldüğünde, annesinin tozlara bulanan ve hala soğumamış olan kalbinden bir ses yükseldi.
------ Canım yavrum , bir yerin acıdı mı?
Jean RICHEPIN
İşte anneler böyledir evlatları için herşeylerini verirler bende iki çocuk sahibi bir anne olarak annem kadar mükemmel olamasamda canım anneme teşekkürler etmek istiyorum, Allah onu bizim başımızdan eksik etmesin. Tüm anneleri evlatlarını başından eksik etmesin onlarsız koymasın bizi, vefat etmiş olanlarada allah rahmet eylesin ve bol sabır diliyorum.
Cennet, annelerin ayakları altındadır.
Hz.Muhammed
Annenin kolları şefkatten yoğrulmuştur.Çocukları orada derin derin uyurlar.
Victor Hugo
Kadınlar zayıftır; ama analar güçlüdür.
Victor Hugo
Hiçbir süs ve kıyafet bir kadını, analık sevgisi kadar güzelleştiremez.
Emile
Anneler hiçbir şeyi görmeseler bile herşeyi kalpleriyle duyarlar.
N.A.Ostrovski
Anneler çocuklarının aklından tutacakları yerde çoğu zaman ellerinden tutarlar.
Drupanlaup
Bana okuduğun kitapların en güzelinin hangisi olduğunu sorarsanız, söyleyeyim: Annemdir.
Gata da yatan 20 yaşındaki Kan Kanseri bir delikanlı için B RH ( -) kana (Aslında trombosite, aşağıdakileri okuyunuz) ihtiyaç vardır.10 kişiye gönderince dileğiniz olmayacak ama bir hayatı kurtaracaksınız.
İNSANLIK İÇİN ALLAH RIZASI İÇİN BU MESAJI BILDIKLERINIZE ULAŞTIRINIZ!
Okan Sönmez, 20 yasinda lösemi (kan kanseri) hastasi, GataTip Fakültesi'nde yatiyor,hayatta kalmak icin hergün en iki ünite trombosite ihtiyaci var. Ama kan grubu B rh (-) (negatif) oldugu icin ailesi kan (daha dogrusu trombosit) verecek donör bulmakta zorlaniyor. Babasi Hayrettin Sönmez insanlarin ilgisizliginden yakiniyor. Isyeri olan Istanbul Büyüksehir Belediyesine yaptigi basvuruya 30 bin çalisan arasindan sadece 3 kisi cevap vermis. Oglunu yasatabilmek icin varini yogunu ortaya koyuyor. Eger siz veya bir tanidiginiz B rh (-) negatif); kana sahipse Lutfen Hayrettin Sönmez'e ait 0535 744 87 10 numarali telefonu arayin. Yok ben böyle islerle ilgilenmem diyorsaniz. En azindan mouseunuzu birkac kez tiklatarak bu mesaji adres defterinizdeki kisilere yollayin.Orada yatan sizin cocugunuz veya kardesiniz olabilirdi. Not: Trombosit kanin pihtilasmasina yol acan bir maddedir. Kisi trombosit verdikten 3 gün sonra yeniden trombosit verebilir.Saglikli bir insan yilda 24 kez trombosit verebilir.
Kandaki trombosit ayriştirilmasi işlemi yaklaşık 50 ile 70 dakika arasinda sürmektedir. Eğer bunu yapamıyorsanız en azından mouseunuzu bir kaç kz tıklatarak bu gence yardımcı olabilirsiniz. Unutmayınız, bu siz, yada kardeşiniz, veya çok'sevdiğiniz birisi de olabilir...
Bende onsekiz yaşında polislik sınavına katılmıştım 1.75 boyunda olunca her gören polis ol derlerdi bende denedim ve sınavlarına girdim mülakatları, spor 'u geçtim ama yazılıda kaldım olmadı kısmet değilmiş dedim, ama içimde bir şey kaldı halen bayan polisleri görünce içim gider neyse kayınpederim emekli baş komserdi şu Allahın işine bak dedim neye niyet neye kısmet çok sevinmiştim onu söylerken bile gururla söylüyorum onuda polis gününü kutlarım ellerinden öperim tüm polislerimizi Allah korusun başımızdan eksik etmesin ...
İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü'l-evvel ayının 12.gecesi doğmuştur. Milâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek geceye "Mevlid Kandili" denir.
O'nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.
Muhammed aleyhisselâm, bir Şaban ayının son günü hutbede Eshâb-ı kirâma “aleyhimürrıdvân” buyurdu ki: “Ey Müslümanlar! Üzerinize öyle büyük bir ay gölge vermek üzeredir ki, bu aydaki bir gece “Kadir Gecesi”, bin aydan daha hayırlıdır. Allahü teâlâ, bu ayda; her gün oruç tutulmasını emretti. Bu ayda, geceleri terâvih namazı kılmak da sünnettir. Bu ayda, Allah için ufak bir iyilik yapmak, başka aylarda, farz yapmak gibidir. Bu ayda, bir farzı yapmak, başka ayda 70 farz yapmak gibidir. Bu ay, sabır ayıdır. Sabredenin gideceği yer Cennettir. Bu ay, iyi geçinme ayıdır. Bu ayda müminlerin rızkı artar. Bir kimse bu ayda bir oruçluya iftar verirse, günahları affolur. Hak teâlâ, onu Cehennem ateşinden azat eder. O oruçlunun sevabı kadar, ona sevap verilir.”
Eshâb-ı kirâm, “Yâ Resûl! Her birimiz, bir oruçluya iftar verecek, onu doyuracak kadar zengin değiliz.” deyince, Peygamberimiz “sallü aleyhi ve sellem” buyurdu ki:
“Bir hurma ile iftar verene de, yalnız su ile oruç açtırana da, biraz süt ikrâm edene de, bu sevap verilecektir. Bu ay öyle bir aydır ki, ilk günleri rahmet, ortası af ve mağfiret ve sonu Cehennemden azat olmaktır. Bu ayda, emri altında olanların vazifesini hafifletenleri, Allahü teâlâ affedip, Cehennem ateşinden kurtarır. Bu ayda 4 şeyi çok yapınız! Bunun ikisini Allahü teâlâ çok sever. Bunlar, kelime-i şehâdet söylemek ve istiğfar etmektir. İkisini de zaten her zaman yapmanız lâzımdır. Bunlar da Allahü teâlâdan Cenneti istemek ve Cehennem ateşinden O’na sığınmaktır. Bu ayda, bir oruçluya su veren bir kimse, kıyâmet günü susuz kalmayacaktır.”